Üç aylar ne zaman başlıyor? İşte 2018 3 aylar tarihi…

Üç aylar ne zaman başlıyor? Vatandaşların son zamanlarda en çok merak ettiği konulardan birisi de üç aylar… Recep, Şaban ve Ramazan ayını heyecanla bekleyen vatandaşlar, 2018 üç aylar tarihini araştırıyor. Peki, 2018 üç aylar ne zaman başlıyor? İşte 3 aylar tarihi…

Ramazan ayını heyecanla bekleyen müslümanlar, Ramazan ayının müjdecisi olan üç ayların ne zaman başlayacağını araştırıyor. İslam alemi için büyük öneme sahip olan üç aylar, Recep ayı ile başlar, Şaban ayı ile devam eder ve Ramazan ayı ile son bulur. Regaip Kandili, Miraç Kandili, Berat Kandili ve Kadir Gecesi’ni de içerisinde barındıran üç aylar için geri sayım başladı. Peki, 2018 üç aylar ne zaman başlıyor? İşte 3 aylar tarihi..

ÜÇ AYLAR NE ZAMAN BAŞLIYOR?

Üç ayların yaklaşmasıyla yüreklerinde farklı bir heyecan oluşan müslümanlar, 2018 yılında üç ayların tarihini merak ederek, ‘üç aylar ne zaman başlıyor’ sorgularını hızlandırdı. Huşu ile karşılanacak olan üç aylar Recep ayı ile birlikte 19 Mart Pazartesi günü başlayacak ve 22 Mart Perşembe günü Regaip Kandili idrak edilecek. Recep ayının içerisinde Miraç Kandili 13 Nisan’da eda edilecek. Şaban ayı 17 Nisan’da başlayacak ve 30 Nisan’da Berat Kandili idrak edilecek.

11 ayın sultanı olarak bilinen üç ayların sonuncusu Ramazan ayı 16 Mayıs’ta başlayacak. Kur’an-ı Kerim’in Hz. Muhammed’e indirilmeye başlandığı gece olan Kadir Gecesi 10 Haziran’da eda edilecek. Ramazan Bayramı’nın arefesi 14 Haziran’a denk geliyor. Ramazan Bayramı 15 Haziran’da başlayacak ve üç gün sürerek 17 Haziran’da sona erecek.

3 AYLARIN ÖNEMİ

3 aylar, Rahmân olan Allah’ın rahmetinin sağnak sağnak yağdığı aylardır.

Diğer vakitlerde ibadât-u taate on sevap veriliyorsa, Receb, Şaban ve Ramazan aylarında ihlâs ve samimiyete bağlı olarak kat kat daha fazla sevap verilir.

Üç aylar, yılda bir defa gelen ve ahiret ticaretinin yapıldığı mümtaz aylardır. Bereket ve feyzinden İstifade etmesini bilenler, bu aylardan büyük kazançlar elde ederler. Bu bakımdan üç ayların kıymeti pek büyüktür. Ahiret sermayesinin artmasına vesile olan kudsî aylardır.

Bu eşsiz aylarda ahirete yönelik amelleri diğer vakitlere nispeten daha fazla çoğaltmak gerekir. Bu aylarda daha fazla Kur’ân-ı Kerîm okumak, ilme daha fazla yönelmek, ibadet ve tefekküre ve İslâmî hizmetlere daha fazla vakit ayırmak Mü’min’ler için kaçınılmaz bir fırsat olmalıdır.

İşte bu sebeple üç ayların ve üç aylar içerisinde bulunan mübarek gecelerin büyük bir sevinç ve coşkunlukla ihya edilmesi büyük önem arz etmektedir. Buna mukabil olarak da bu ayların fazilet ve bereketinden mahrum kalan kimseler ise büyük hayırlardan mahrum kalmış demektir. Müslümanların uyanık davranıp bu ayları ganimet bilmesi, bir ânını bile gaflet içerisinde geçirmemesi gerekir.

Nebî (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) Recep ayı girdiği zaman:

“Allah’ım Recep ve Şaban’ı bize mübarek eyle ve Ramazan ayını da bize mübarek eyle (Ramazan’a kavuştur)” diye dua etmişlerdir. (AhmedibnüHanbel, el-Müsned, 1/259)

3 AYLAR’DA NE YAPILMALI

Receb-i Şerîf ayına girildiğinde her yeni başlangıçta olduğu gibi işe tevbe ve istiğfâr ederek geçmişi silip bu mukaddes mevsime geride bırakılan seneler için pişmanlık; gelecek için kararlılık esasına uygun bir başlangıç yapılmalıdır. “De ki: Ey (günah işlemekle) haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin, doğrusu Allah günahların hepsini bağışlar. Çünkü o Ğafûr ve Rahîm’dir” (Zümer Sûresi:53) âyet-i kerîmesi, rabbimizden asla ümit kesmemeyi ve bağışlanma konusunda Allah Te‘âlâya sığınmayı telkin buyurarak bize yolumuzu ve ufkumuzu aydınlatan bir kandil olmaktadır.

Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in üç ayların başlangıcı olan Receb ayı girdiğinde yaptığı: “Allah’ım Recep ve Şaban’ı bize mübarek eyle ve bizi Ramazan ayına ulaştır.” (Ahmed İbnü Hanbel, el-Müsned, 1/259) şeklindeki duâsı bizler için konunun ehemmiyetini kavrama açısından önemli bir delildir.

Haram aylardan biri olması hasebiyle Receb-i Şerîf ayında sevaplar katbekat katlanacaktır. En önemli hususiyeti bağışlanma ayı olan ve büyükler tarafından “azatlılar ayı” olarak anılan bu ayda oruç tutmanın fazîleti de pek büyüktür. Bilhassa ilk gününü oruçlu geçirmek ve ay boyunca imkânlar elverdiği kadar oruç tutmak Receb-i Şerîf’i ihyâ ve nice müjdelere nâiliyet açısından önemli bir tavır olacaktır.

Mevlâ Te’âlâ: “(Habîbim) De ki: Eğer duânız ve ibâdetiniz olmasa, Rabbiniz size ne diye değer versin” (Haşr Sûresi:18) buyurarak kulları değerli kılan asıl unsurun ‘kulluk’ olduğu vurgusuyla beraber, duâ ve ibâdetleri artırarak düzenli olarak sürdürmenin önemini de beyan etmiştir.

Receb-i Şerîf’in girişiyle birlikte kavuşacağımız bu mübârek mevsim sırasıyla; bu ayda bulunan Reğâib ve Mi‘râc geceleriyle, daha sonra Şa‘bân-ı Şerîf ayı ve bu ayda bulunan Berât gecesiyle ve Ramazân-ı Şerîf ayıyla birlikte devam edip bu ayda yer alan Kadîr gecesiyle nihâyete erecektir. Rabbimiz Azze ve Celle müstefîd eylesin. Âmîn.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir